P Zero

Supercar üreticilerinin işleri zor. Ürettikleri araçlarda performansı maksimumda tutarken, güvenirliği de düşünmeleri gerekiyor. Tabi aracı satabilmek için tasarımı da düşünmeleri gerekiyor. Bazıları bunu pek önemsemiyor aslında. Porsche mesela. 40 yıldır aynı arabayı satıyorlar. Tamam, performans en ön planda ama, biraz da güzel görünse daha iyi olmaz mı?

Her neyse, performansı yola aktarmaktan bahsedeceğim biraz. Motorun ürettiği çok yüksek torku yola aktarmak üreticilerin en büyük sorunlarından biri. Standart vites kutuları bu tip yüksek torklarla karşılaşınca ruhunu teslim eder. Dolayısıyla önce oradan başlıyorlar. Yüksek teknoloji diferansiyeller falan derken, belki de en önemli soru karşılarına çıkıyor. O performansı, asfalta ne ile aktaracaklar?

Lastik seçimi her zaman çok hassastır. Sadece supercar’lar ve yüksek performanslı araçlar için değil, her gün kullandığınız arabanızda da öyledir. Otomobil yere sağlam tutunamazsa, elektronik sistemlerin Hiçbir anlamı kalmaz. Dolayısıyla, bu üreticiler en iyi lastiği araçlarına takmak istiyorlar.

Tercihleri de belli. Pagani, Ferrari, Bentley… Daha da sayılabilir. Hepsi Pirelli P ZERO tercih ediyor. Yol tutuşu, dayanıklılığı en üst seviyede olan lastiği tercih ediyorlar. F1 lastiklerinde yıllardır Bridgestone’dan vazgeçmeyen (10 takımın 6’sı Michelin kullanırken ve kazanırken bile) Ferrari, yol araçlarına P ZERO takıyor. Anlaşılan şu ki, Pirelli bu işi hakkıyla yapıyor. Bu yüzden de uzun süre, yüksek performansı yola aktarmada ilk seçenek olacaklar.

Bu arada Nürburgring Nordschleife’de 6.47 ile rekor kıran Zonda’ya da bir selam çakalım.

Lamborghini Jota Yakalandı

Lamborghini Murcielago, 9 yıl önce Diablo’nun yerini almıştı. Geçen yıl da, vedasını Murcielago SV ile yapmıştı. Şimdi sırada “Jota” var. Resimde casus fotoğraflarından bir kare görüyoruz. Tabi kamuflajın altında neyin yattığı bir sır ama, yine de göründüğü kadarıyla, güzel bir araba olacak Jota. Zira Reventon esintilerini görmek güç değil.

Jota’nın kod adı olduğunu umuyorum. Çünkü argoda pek hoş karşılıkları yok (Meksika’da homoseksüel anlamı taşıyor, ispanyolca kullanılan diğer ülkelerde de farklı anlamları var, ama şimdi bunlara girmeyelim) ve hiç havalı bir isim değil. Daha çok bir sedan ismi gibi geliyor kulağa.

Neyse, önemli olan konuya geçelim. Yani Jota’nın motoruna. Alınan bilgilere göre, yeni bir 7 litrelik V12 bulunacak koltukların arkasında. Bu motorun 700hp’nin üstünde güç ve yaklaşık 800 nm tork ürettiği tahmin ediliyor. Bu gücü yola 7 ileri otomatikleştirilmiş sıralı vites kutusu iletecek. Manuel seçeneği ise olmayacak.

Aracın ağırlığı karbon fiber şasisi sayesinde 1500kg civarında tutulmuş. Dolayısıyla 3 saniye dolaylarında bir 0-100 beklemek mümkün. Maksimum hız ise 350 km/s.

Satışa çıkışı ise 2011 ortasını bulacaktır.

Amoritz GT DR7


Resimdeki araba, Brezilya’nın ilk supercar’ı. Dizayn ve üretimi tamamen Brezilya’da yapılacak olan arabaya gücünü, Dodge Viper’dan alınan 8.4 litre V10 motor verecek. Bu motor, standart benzin kulanılırsa 600hp güç üretecek. Ancak, etanol kullanılırsa bu güç artacak. Firmadan etanol kullanıldığında alınan güç verileri hakkında açıklama yok ama, tahminim 700-750hp dolaylarını görecektir.

DR7′de, McLaren F1 stili üçlü oturma yer alacak.(Sürücü ortada önde, yolcular iki tarafında arkada.).

Amoritz, daha fazla bilgi için arabanın çıkmasını bekleyeceğimizi de duyurdu ayrıca. Ne yapalım, bekleriz biz de…

Pagani C9

zcinq

Zonda Cinque

Pek hoşuma gitmese de, bu gerçeği kabullenmek zorundayım. Pagani Zonda artık üretilmeyecek. Son 10 yılda yapılmış en çılgın araçlardan biriydi Zonda, ama artık yenilenme zamanı gelmişti. Vedasını kendine yakışır şekilde bir arabayla, Zonda Cinque ile  yaptı ve gitti Zonda.

Ama yeni gelen haberler sevindirici. Pagani’nin kurucusu ve sahibi Horatio Pagani bir basın toplantısı düzenledi geçenlerde. Sinyor Pagani, yeni aracını duyurdu bu toplantıda. Kod adı C9

C9′un ilk serisine 6.0 litrelik AMG V12’si güç verecek. Bu da 690bhp güç ve 1000nm tork demek. Tam Pagani tarzı.

Pagani, bir Zonda güncellemesi değil yepyeni bir araç üreteceklerini de belirtiyor. Şasi, karbon titanyum’dan olacak (Zonda Cinque gibi) ve 3.700 yeni parça kullanılacak C9 için. Kod adı C9 için yılda 40 adet üretim planlanıyor ve fiyat etiketinin de €900.000 dolaylarında olması öngörülüyor.

Yeni Ford Focus

670x377Image

Türkiye’de özellikle şirket arabası olarak en çok tercih edilen model olan Ford Focus’un 3. nesli tanıtıldı.

Piyasaya çıkışına ise henüz çok var. Ford, 2011 başı olarak belirlemiş aracın yollara çıkış tarihini. Araç avrupa ve ABD’de aynı tarihlerde satışa sunulacak ve önceki nesillerin aksine iki pazar için de ortak araç üretilecek. 1. ve 2. nesil Focus ABD pazarında tamamen farklı, neredeyse Mondeovari bir araç olarak satılıyordu. Ford bu konuda bir değişiklik peşinde ve bence mantıklı bir seçim olmuş.

Ford, 3. jenerasyon Focus’tan oldukça umutlu görünüyor. Hatta şirketin patronu Alan Mulloly, yeni Focus’u Ford’un son 25 yıldaki en iyi ürünü olarak tanımlıyor.

Bilindiği üzere Focus, ilk çıktığından beri sınıfının en iyi yol tutuşuna sahip olan araçtır. Ford’a göre yeni arka süspansiyon sistemi ve yüksek hızda daha net tepkiler veren yeni direksiyon sistemi sayesinde Focus öncüsünden çok daha iyi yol tutuşa sahip olacak. Motor seçeneklerini de gözden geçirmiş firma. En çok dikkat çeken ise 1.6 litre EcoBoost turbo beslemeli benzinli motor. Söylenene göre mevcut 2.0 litre motordan daha güçlü ama daha ekonomik olacak. Ancak atmosferik 1.6 motorun tüketimine ne kadar yaklaşabileceğini merak ediyorum. Performans iyidir ama biraz da tutumlu olmak lazım ülkemiz koşullarında. Ne yazık ki Amerikalılar kadar kafamız rahat olamıyor bu konularda. ,

Tasarım ise göze hoş geliyor. Rakiplerinin birer birer yenilendiği ortamda yüzü iyice eskiyen Focus’a ilaç gibi gelecek bir tasarım söz konusu. Ama bir sıkıntı var tasarımda. Önden Mondeo, Arkadan Fiesta’ya çok benziyor. Gerçi Focus ikisinin arasında olduğu için sorun yok ama, biraz yaratıcı olsalar daha iyi olabilirmiş. Renault tasarımcılarından ders almaları lazım bana kalırsa…

Şeytan SUV

b09aa649

Bir SUV’den beklenen nedir? Hafif arazide yolda bırakmaması, normal yollarda da güvenli bir yolculu sunması değil mi? Brabus’taki çılgınlara göre hayır. Onların düşündüğü SUV konsepti biraz farklı. Düşündükleri “şey” Brabus GLK.

Kaputun altında Mercedes’in V12 motoru yer alıyor. Tabii Brabus mühendisleri birazcık oynamış motorla. Öncelikle hacmi 5.5 litreden 6.3 litreye çıkartmışlar. Üstüne de 2 adet turbo takınca bu araç ortaya çıkmış. Performans değerleri gerçekten korkutucu; 750hp güç ve 1350nm tork. Korkunç ve tehlikeli…

Bir de hızlanma değerlerine bakalım, 0-100 km/s hızlanması 4.2 saniye. Araç 0′dan 200′e 12 saniyede ulaşabiliyor ve maksimum hızı 322 km/s. Bir SUV’dan beklenmeyecek her şey var yani.

Fiyat etiketi ise gerçekten dudak uçuklatan cinsten. 397.000 euro. Yani bir X5M’in yaklaşık 5 katı. Söz konusu Brabus olunca imkansız yoktur diyebiliriz sanırım. Hatta, “imkansız yoktur, sadece ciddi bir banka hesabı gerektirir”.

Aston Martin Cygnet

670x377Image

Ne gerek var? Diye başlayabiliriz bu arabadan bahsetmeye. Gerçekten Aston, ne gerek var?

Aston aracı ilk olarak haziran ayında duyurmuştu. Geçtiğimiz günlerde ise yeni fotoğraflarını yayınladılar. Göründüğü kadarıyla, üretim bantlarına yaklaşmakta araç.

Cygnet göründüğü gibi aslında bir Toyota IQ. Dizayn şefi Marek Reichman ufak değişikliklerle Cygnet’e Aston havası katmaya çalışmış ki, pek başarısız olduğu söylenemez. Ancak, yine de ilk bakışta bir IQ olduğu anlaşılıyor. Aston Martin aracın motor ve performans bilgilerini açıklamıyor tahminen IQ’dan bir farkı olmayacak. Çünkü burada yaratılmaya çalışılan, elit bir çevreci araç. F,rma aracı öncelikle mevcut Aston sahiplerine satacak. Muhtemelen ilerleyen zamanlarda da galerilerde sergilenmeye başlayacak.

Cygnet’in üretim amacı aslında basit. Aston martin sahiplerine şehir merkezlerinde kullanabilecekleri çevreci bir araç sunmak. 2010′un ikinci yarısında üretime başlandığında göreceğiz Aston sahiplerinin bu işe ne diyeceğini.

Genel satışa çıkarsa, Aston Martin’in imajını baltalayacağına gönülden inanıyorum ayrıca.

“-Araban ne?

-Aston…

-Ooo DBS mi?

-Hayır, Cygnet.”

Gerçekten, hiç gerek yok bu arabaya.

Zenvo ST1

zenvo-st1_5

Gördüğünüz araç Danimarka’nın ilk süper arabası. İlk olduğu için bu işi doğru düzgün yapalım şeklünde düşünmüşler sanırım. Zira araç tam 1014 beygir gücü üretiyor. Evet 1014!..

Bu kuzeyliler süper araba üretmeye kalkınca gerçekten kendilerini kaybediyorlar. Koenigsegg’in ürettiği acayip araçlar bunun ilk örneğiydi. Şimdi de bu.

Araç gücünü supercharger ve turbocharger’lı 7 litrelik bir V8′den alıyor. Aslında motor Corvette’de kullanılanın aynısı. Ama Zenvo mühendisleri o motordan 1014 beygir çıkarmayı başarmış bir şekilde.

Bu güç arka tekerlere 6 ileri manuel bir vites kutusuyla aktarılıyor. Ancak Zenvo, çift kavramalı otomatik vites üzerinde de çalıştıklarını belirtiyor. Aracın fiyatı henüz belli değil ve sadece 15 adet üretim planlandığını göz önüne alırsak, gerçekten yüksek bir fiyat etiketi olacağını tahmin etmek güç değil.

Tasarımı beğenmediğimi de söylemeden geçemeyeceğim.

Golf Mk1′in üretimi sona erdi

citi-golf-xcite

Şimdi diyeceksiniz ki, 35 yıllık arabanın üretimde ne işi var?

Volkswagen, inatla bu aracı Güney Afrika’da üretmeye devam ediyordu bir süredir(!). 1984′ten beridir Port Elizabeth fabrikası bantlarından CitiGolf adıyla çıkıyordu araç. Ucuz bir fiyattan satışa sunulan CitiGolf, az gelişmiş ülkelere de ihraç ediliyordu.

Ama Volkswagen aracın gerçekten eski olduğunu anlamış olacak ki, üretimi sonbaharın başlarında bitirdi. Bu, ya gerçekten geç alınmış bir karar (o yılların güvenlik standartlarındaki bir aracı hala satmak bence şirket için bir imaj sıkıntısıdır.), yahut VW yönetimi yaklaşık 20 yıldır o aracın üretildiğini unuttu. Unutulmuş olma ihtimali bana daha mantıklı geldi nedense…

Oto Blog blogu andlog & wordpress desteğiyle yayımlanmaktadır, tema: skD Theme